"Rektörümüz Prof. Dr. Erkan; “15 Temmuz’da lösemi tedavisinden kalkıp sokağa çıktım”"

15 Temmuz darbe kalkışmasının yıldönümünün yaklaşması nedeniyle üniversitemizde panel ve fotoğraf sergisi düzenlendi. Panelin açılış konuşmasını yapan Rektörümüz Prof. Dr. Mehmet Emin Erkan, 15 Temmuz hain darbe kalkışmasının şahsi bir iktidarın ele geçirilmesi olayı olmadığını, emperyalistlerin kışkırtmasıyla tertiplenen ve münafıkların buna alet edildiği bir olay olduğunun altını çizerek; “Darbe kalkışmasının olduğu gün hastanede lösemi tedavisi görüyordum. Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın çağrısı üzerine kıyafetlerimi giydim ve il başkanlığının önüne gittim” diyerek 15 Temmuz hain darbe kalkışmasına bütün toplum olarak direndiklerini belirtti.

Üniversitemiz, Şırnak Valiliği, Şırnak Belediye Başkanlığı ve Memur Sen Şırnak İl Başkanlığı tarafından düzenlenen panele Rektörümüz Prof. Dr. Mehmet Emin Erkan, Belediye Başkan Vekili Ömer Yılmaz, Genel Sekreterimiz Doç. Dr. İbrahim Baz, kamu kurum müdürleri, sivil toplum temsilcileri, siyasi parti temsilcileri ile çok sayıda Şırnaklı katıldı.

15 Temmuz Kongre Merkezinde düzenlenen panel, saygı duruşu ve İstiklal Marşı ile başladı. Panelin açılış konuşmasını yapan Rektörümüz Prof. Dr. Mehmet Emin Erkan 15 Temmuz hain darbe kalkışmasının kişisel bir olay veya bir grubun iktidarı ele geçirmesi olayı olmadığının, emperyalistlerin kışkırtmasıyla tertiplenen ve münafıkların buna alet edildiği bir olay olduğunun altını çizerek; “darbe kalkışmasının olduğu gün hastanede lösemi tedavisi görüyordum. Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın çağrı üzerine kıyafetlerimi giydim ve il başkanlığının önüne gittim. Bunun üzerine eşim, “sen lösemi tedavisi görüyorsun, bu halde nasıl gidersin? Gitme” demesi üzerine “eğer bugün sokağa çıkıp bu darbeyi hep birlikte önleyemezsek bir daha asla sokağa çıkamayız” dedim ve il başkanlığının önüne gittim. 15 Temmuz’da aslında bir darbe yapılmak istenmemiştir. Her 10 yılda ülkemizde darbe yapıldığı için darbenin mantığını bütün toplum olarak biliyoruz. 1960 darbesi, 1980 darbesi askeri hiyerarşisi içinde gerçekleştiriliyordu. Oysa burada emperyalistlerin maşası olmuş, askerlerden tutun da sivil imamlara, ordudan ve emniyetten atılmış askerlere ve polislere değin FETÖ unsurlarının gerçekleştirmek istediği bir olay var ortada. Yani ordunun hiyerarşisi içinde gerçekleşmeyen bir durum var. 15 temmuz hain darbe kalkışmasını daha iyi anlamak ve ders çıkarmak için düzenlemiş olduğumuz panele başlamadan önce o gece canlarını siper ederek darbeye karşı direnen ve yaşamlarını yitiren bütün şehitlerimize Allah’tan rahmet diliyor şahit ve gazilerimize minnet ve şükranlarımı sunuyorum” dedi.

Rektörümüz Prof. Dr. Mehmet Emin Erkan’ın konuşmasının ardından Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı tarafından hazırlanan VTR izlendi. Sinevizyon gösteriminin ardından panele geçildi. Panelin moderatörü Genel Sekreterimiz Doç. Dr. İbrahim Baz “15 Temmuz darbe girişimi ile ilgili bugünün anısına zihinlerde kalması için kodlayacak olursak iki kavram çok önemliydi. Bunlardan bir tanesi işgal kavramı diğeri de ihanet kavramıdır. 15 Temmuz 1096 yılında Haçlı ordusunun Kudüs’ü fethettiği bir süreçten ki bu 15 temmuz 2016 da boşuna bu tarihte olmadığı, bile isteye bu tarihin kasıtlı olarak seçildiğini düşünmemiz gerekiyor. Bir haçlı ordusunun, haçlı seferinin ve zihniyetinin Arap baharıyla dağıtmış olduğu İslam dünyasında ayakta durmuş tek ülkenin Türkiye olması, Türkiye’nin de bir çok açıdan güçlü olması itibariyle son darbeyi vurma girişimi olduğunu düşünüyoruz. Bu bir işgal faaliyetiydi. Fakat daha önceki dönemlerden ayrıştıran bir konu vardı ki evin anahtarı içten açılıyorsa, hain içerideyse orada durmak ve orada doğru işler yapmak zor maalesef böyle bir ihanet vardı. Bu işgal ve ihanetle alakalı bilmemiz gereken çok daha önemli bir şeyi daha var ki Türkiye’deki Müslümanlar adına çok ağır bedelleri oldu. Ölümcül Kimlikler adlı kitabında Amin Maalouf’un anlattığı gibi alt kimliklerin üst kimliklerin önüne geçirerek ve örterek ait olduğu partiyi, cemaati, grubu, ben bir yerde yoksam orada başka bir şeyi olmasın diyecek kadar zihinleri ve duyguları küçülmüş insanların ihanetiydi. Ancak bu sürecin ardından ülkemiz kendi atıklarını bir kenara atarak dünyanın karşısında daha güçlü, daha diri bir şekilde durmaya başladı” şeklinde konuştu.

Daha sonra da panelist Dr. Hüseyin Aksu, tarihsel süreç içinde Türkiye’de darbe ve muhtıra örneklerini detaylı aktararak darbelerin halk egemenliğinin vücut bulduğu siyasal iktidarı beğenmeyen elitist bir mantıkla yapıldığını dile getirdi. Diğer panelist Dr. Rurullah Öz ise “tarih”, “tekerrür”, “ibret” kavramları üzerinden 15 temmuz darbe kalkışmasını anlattı ve tarihin tekerrür etmediğinin altını çizdi.

Konuşmaların ardından Rektörümüz Prof. Dr. Mehmet Emin Erkan ve Belediye Başkan Vekili Ömer Yılmaz panelistlere hediye verdi. Toplu fotoğraf çekiminin ardından bütün katılımcılar fotoğraf sergisini gezdi.