"Sefine Divanı Buluşmaları'nın bu haftaki konuğu Rektörümüz Prof. Dr. Abdurrahim Alkış oldu"

Sefine Divanı ile Sefine Eğitim ve Düşünce Kulübü’nün ortaklaşa düzenlediği Sefine Divanı Buluşmaları'nın bu haftaki konuğu, "İslam Düşüncesinde Nefis Teorileri ve Günümüze Söyledikleri" başlıklı konusuyla Rektörümüz Prof. Dr. Abdurrahim Alkış oldu.

Nefis teorileri ve tasavvurlarının kapsamlı bir şekilde ele aldığı  konuşmasına nefis teorilerinin Hindî, İrâni, Yunânî kökenleriyle başlayan Prof. Alkış ardından İslâm düşünce tarihindeki nefis tasavvurlarından söz etti. Bu amaçla öncelikle nefsin sözlük anlamları ve Kur’ân-ı Kerim’de nasıl yer bulduğuna vurgu yapan Rektörümüz, Kur’ân-ı Kerim’de nefsin “ruh” anlamındaki kullanımlarının yanı sıra bazen “kötülüğü emreden”, bazen de daha ileri bir seviyede “huzura eren” anlamlarıyla bahis konusu olduğunu, buradan hareketle kelâm, İslâm felsefesi ve tasavvuftaki nefis teorilerini ana hatlarıyla ele aldı.

Tasavvuf erbâbı olan âriflerin;  nefsin mahiyeti, birliği, kadim ve hadis oluşunu konu edinen kelâm âlimleri ve İslâm filozoflarından farklı bir yol izleyerek nefsin zaafları, hileleri, kötülükleri, hastalıkları, bunları tedavi etmenin yollarıyla kötülüklerinden korunmanın çareleri ve nefis terbiyesi gibi konular üzerinde durduğunu ifade eden Rektörümüz, “ Tasavvufta nefis denilince şer ve günahın kaynağı olan, “kötü huy ve süflî arzuların tamamı” anlamına gelen ve kötülüğü emreden (Yûsuf 12/53) nefis anlaşılır. Tasavvuf bu kötü karakterli nefisle mücadele etmenin ve onu terbiye etmenin yollarından bahseder. Tasavvufta “emmâre” olarak başlayan 7 nefis mertebesi “kâmile” olanla nihayet erer ve seyir tamamlanır.” dedi.

Rektörümüzün bu teorilerin günümüzdeki sorunlara ne tür çözümler üretebileceğine dair mülahazalar, nefsin temel kuvveleri olan, kuvve-i gazabiyye, kuvve-i şeheviyye, kuvve-i ilmiyye ve kuvve-i ameliyenin dört temel fazileti ve sekiz ana rezîleti hakkında bilgiler de sunduğu program, Sefine Dîvanı öğrencilerinin soru-cevap faslıyla son buldu.