Üniversitemiz İktisadi ve İdari
Bilimler Fakültesi tarafından “Neoliberal düzenin çatlakları: popülizm, göç ve
toplumsal bölünme” konulu seminer düzenlendi. 15 Temmuz Kongre ve Kültür
Merkezi İsmail Ebul-iz El Cezeri Salonunda düzenlenen seminere Rektör
Yardımcımız Prof. Dr. E. Mustafa Eyyuboğlu ve Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
Müdürü Doç. Dr. İbrahim Hüseyni’nin yanı sıra akademik ve idari personelimiz
ile öğrencilerimiz katıldı.
“Neoliberal düzenin çatlakları:
popülizm, göç ve toplumsal bölünme” konulu seminere konuşmacı olarak katılan Üniversitemiz
İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümü Dr.
Öğretim Üyesi Mehmet Nazım Uygur, Neoliberalizmin 20. yüzyılın son çeyreğinden
itibaren küresel ekonomiye yön veren temel paradigma haline geldiğini
söyledi. Serbest piyasa, özelleştirme ve
devletin ekonomi üzerindeki rolünün azaltılması gibi ilkeler üzerine kurulan bu
sistemin, başlangıçta ekonomik büyüme ve refah vaat ettiğini belirten Dr.
Öğretim Üyesi Uygur, ancak zaman içinde gelir eşitsizliğinin derinleştiğini,
kamu hizmetlerinin zayıfladığını ve emek piyasalarının güvencesiz hale
geldiğini dile getirdi.
Neoliberal politikaların, merkez
ülkelerde sermaye birikimini artırırken, çevre ülkelerde yoksulluk ve işsizlik
gibi sorunları büyüttüğünü vurgulayan Dr. Öğretim Üyesi Uygur, sözlerine şöyle
devam etti: “Bu ekonomik dönüşümler, küresel çapta büyük göç hareketlerini
tetikledi ve siyasette popülist hareketlerin yükselişine zemin hazırladı. Göç,
neoliberal küreselleşmenin doğrudan sonuçlarından biri oldu. 1980’lerden
itibaren birçok gelişmiş ülke, esnek ve düşük maliyetli iş gücü ihtiyacını
karşılamak için göçmen emeğini teşvik etti. Ancak 2008 küresel finans krizinden
sonra ekonomik büyüme yavaşladı, işsizlik arttı ve toplumsal refah sistemleri
baskı altına girdi. Bu süreçte göç, ekonomik bir ihtiyaç olmaktan çıkarak,
siyasi bir kriz meselesine dönüştü. Batı Avrupa ve ABD’de sağ popülist
liderler, halkın yaşadığı ekonomik sıkıntıları göçmenler üzerinden açıklamaya
başladı. Kamu kaynaklarının yetersizliği ve işsizlik gibi sorunlar, neoliberal
politikaların bir sonucu olmasına rağmen, göçmen karşıtı söylemler bu
sorunların kaynağı olarak ‘ötekileri’ gösterdi. Popülist siyaset, küreselleşme
ve neoliberalizme duyulan öfkeyi mobilize eden bir tepki olarak yükseldi. Ancak
bu hareketler, genellikle sistemin köklü yapısal sorunlarını sorgulamak yerine,
göçmenler gibi belirli grupları hedef alarak toplumsal bölünmeleri
derinleştirdi. Yani neoliberalizm ve küreselleşmenin oluşturduğu koşulları
popülizm ekonomik şikayetler, kültürel tepki, güvenlik kaygısı ve ırksal tehdit
algısı gibi unsurları ajite ederek destek toplamaktadır. Bu gibi durumlarda yani kaos ve kriz
anlarında temel sorumluları olarak görülen kurbanlar çeşitli biçimlerle hedef
gösterilmektedir. Bu, akademik yazın, medya ya da siyasal partiler yoluyla
gerçekleştirilebilir. Böyle dönemlerde Rene Girard’ın ifadesiyle “kıyım
metinleri” etkili bir biçimde ortaya çıkar. Kıyım metinlerinin işaret ettiği
kurbanları kıyıma hedef kılan şey de onlardaki kurbanlık işaretleridir.
Günümüzdeki bu işaretler yabancı ya da göçmen olmaktır. Dolayısıyla göçmenler,
neoliberal sistemin yarattığı ekonomik krizlerin bir sonucu olarak ortaya
çıktı. Ancak siyasal söylem, göçü bir kriz nedeni olarak sunarak, toplumsal
öfkeyi farklı bir yöne kanalize etti. Küresel kapitalizm, hem ucuz iş gücüne
duyduğu ihtiyaç nedeniyle göçü teşvik etti hem de kriz dönemlerinde bu iş
gücünü bir tehdit olarak gösterdi. Sermaye, sınırları aşarak küresel ölçekte
hareket edebilirken, emek göçü sert politikalarla engellenmeye çalışıldı. Bu çelişki,
neoliberalizmin temel paradokslarından birini oluşturdu. Neoliberalizmin
yarattığı ekonomik eşitsizlikler ve toplumsal bölünmeler, yalnızca göçle
sınırlı kalmadı. Demokrasiye duyulan güven azaldıkça, popülist hareketler
siyaseti şekillendirmeye başladı. Küresel mali krizlerin, sosyal adaletsizliğin
ve demokratik gerilemenin iç içe geçtiği bu dönemde, sistemin yarattığı
çatlaklar daha görünür hale geldi. Neoliberal düzenin geleceği belirsizliğini
korurken, bu krizlere nasıl yanıt verileceği, önümüzdeki dönemin en önemli
tartışmalarından biri olmaya devam edecek.”
“Neoliberal düzenin çatlakları:
popülizm, göç ve toplumsal bölünme” konulu seminer soru cevap bölümünün
ardından sona erdi.
Galeri
27.02.2025 | Basın Yayın Ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü